Minör Para Birimi Nedir? Yatırımı Nasıl Yapılır?

Minör Para Birimi Nedir? Yatırımı Nasıl Yapılır?

Para birimleri ülke ekonomilerinin durumlarına göre majör, minör ve egzotik olmak üzere sınıflara ayrılır. Diğerlerine göre daha canlı ve dinamik ekonomiye sahip olan dünya üzerinde güç oluşturan ülkelerin kullandıkları para birimleri majör olarak geçmektedir. Bunların dışında kalanlar ise minör ve egzotik döviz olarak bilinmektedir. Finans piyasalarında döviz bürolarının aksine avantajlı olanaklar altında işlem görmektedirler.

Peki, minör para birimi nedir, yatırımı nasıl yapılır, gelin hep beraber bakalım:

Majör Para Birimi Nedir?

Minör para birimlerine sahip olan ülkelerin ekonomileri çok fazla gelişmemiştir. Bu nedenle piyasada dolaşan likit oranı azdır. Bu yüzden de genellikle o ülkede yaşayan traderlar tarafından yatırım amaçlı kullanılırlar. Fakat majör para birimleri karşısında değer kaybettikleri için, borsa ve forex piyasasında pariteler şeklinde işlem görmektedirler. İki farklı döviz çiftinin birleşiminden parite oluşur. Ancak paritenin oluşabilmesi için içerisinde bir tane majör döviz bulunması şarttır.

Finans piyasalarında yoğunlukla kullanılan minör para birimleri; Güney Afrika Randı (ZAR), Singapur doları (SGD), Yeni Zelanda doları (NZD)’dir. Majörler ise Amerika doları (USD), Euro (EUR), İngiliz sterlini (GBP), İsviçre frangı (CHF), Japon yeni (JPY), Kanada doları (CAD) ve Avustralya doları (AUD)’dir. Forexin yüksek işlem hacmine sahip olması ve avantajlı işlem özellikleri sayesinde anlık fiyat hareketlerinden günlük kazanç elde edebilirsiniz.

Minör Para Birimine Yatırım Nasıl Yapılır?

Türk lirası bazı yatırımcılara göre minör bazılarına göreyse egzotik para birimi olarak tanımlanmaktadır. Forex piyasasında Türk lirası yatırımı yapılırken genellikle Amerikan doları veya Euro ile bir araya gelerek parite oluştur. USD/TRY, EUR/TRY şeklinde gösterilmektedir. Parite diğer bir ifadeyle baskın olan para biriminin diğerine karşı olan değeridir. Basit bir örnek vermek gerekirse; Amerika’ya gideceğinizi varsayalım. Bunun için kendi ülkenizin para birimini bozdurarak karşılığında dolar alırsınız. Dolar ne kadar dediğinizde aslında USD/TRY paritesinin (Doların Türk lirasına olan) değerini sormuş olursunuz.

Forex İşlemlerinde Nelere Dikkat Etmeli?
Öğrenmek için Tıklayın!

Döviz borsalarında ve forex piyasasında tüm para birimlerine yatırım yapılabilmektedir. Yalnız borsalarda alım – satım arasındaki pozitif farktan kazanç elde edildiği için uzun vadede beklemeniz gerekir. Forexte ise kısa vadede yüksek kâr elde etmeniz mümkündür. Çünkü piyasanın likit yapısı, ortalama günlük 6 trilyon dolar civarında para akışı sağlanması buna olanak tanımaktadır. Bu yüzden ve diğer avantajlı yönleri yüzünden forex piyasasını tercih
etmektedir.

Forex piyasasının çift yönlü alım – satım işlemleri sayesinde paritenin her fiyat hareketini kazanca çevirmek mümkündür. Mantığı çok basittir. Değeri düşecek para birimi satış, yükselecek olan da alım yönünde iki yönlü işlem görür. Bunun için fiyat yönleri konusunda doğru tahminde bulunmanız gerekir. Eğer varsayımınız doğruysa kâr, değilse de zarar edersiniz. Bu nedenle döviz fiyatları üzerine etki eden faktörler bilinmelidir. Arz ve talebe bağlı olarak değişen fiyatlar, ekonominin olumlu veya olumsuz seyretmesiyle doğrudan ilişkilidir. Piyasa takibi yaparak avantajlı bulduğunuz yatırımları yapabilirsiniz.

Son olarak, forexin emir türleri ile risklerin sınırlandırılabilmesi yatırımcılar açısından oldukça önem taşımaktadır. Bu sayede istenilen ölçünün dışında zarar edilmezken, sürekli değişen fiyatlar karşısında kâr korunmaktadır. Ayrıca kaldıraçlı işlemler sayesinde elde edilen kârı 100 katına kadar çıkarma şansınız bulunmaktadır. Bu özellik riskli olmasına karşın doğru olarak kullanıldığında oldukça yüksek kazanç elde edilmektedir. Tüm bu avantajları değerlendirebilmek için forexi detaylı olarak bilmeniz ve piyasada deneyimli olmanız gerekir. Bu sayede kısa vadede birikimlerinizi değerlendirebilirsiniz. Forex piyasası eğitimleri için tıklayın.

Beğendiniz mi? Paylaşın...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn